Kısa Giriş
BDS 510 kapsamında ilk bağımsız denetimlerde açılış bakiyeleri ayrı bir önem taşır. Denetçi, bu bakiyelere ilişkin yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edemezse bu durum bir sınırlama oluşturur. Bu noktada verilecek görüş türü, sınırlamanın önemine ve yaygınlığına göre belirlenir.
Konu Anlatımı
Açılış bakiyelerine ilişkin yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edilememesi, denetçinin çalışmasında bir kanıt yetersizliği anlamına gelir. BDS 510 çerçevesinde bu durum doğrudan görüşü etkiler.
Temel ayrım şudur:
- Eğer sınırlama önemli ancak yaygın değilse, Sınırlı Olumlu Görüş verilir.
- Eğer sınırlama hem önemli hem yaygınsa, Görüş Vermekten Kaçınma kararı verilir.
Burada belirleyici olan nokta, eksik kanıtın etkisinin ne kadar geniş bir alana yayıldığıdır. Yani her kanıt yetersizliği aynı sonuca götürmez. Önce sınırlamanın varlığı tespit edilir, ardından bu sınırlamanın önemli olup olmadığı ve yaygınlık derecesi değerlendirilir.
SGS için Kritik Noktalar
SGS açısından bu konu genellikle görüş türünü seçtirmeye yöneliktir. Bu nedenle şu sıra akılda tutulmalıdır:
- Açılış bakiyelerine ilişkin yeterli ve uygun kanıt yoksa bir sınırlama vardır.
- Sınırlama önemli ancak yaygın değilse sonuç Sınırlı Olumlu Görüştür.
- Sınırlama önemli ve yaygınsa sonuç Görüş Vermekten Kaçınmadır.
Sık Karıştırılan Bilgiler
Bu konuda en sık hata, her kanıt yetersizliğinde aynı görüşün verileceğini düşünmektir. Oysa belirleyici unsur sınırlamanın yaygın olup olmamasıdır.
Karıştırılmaması gereken ayrım:
- Önemli fakat yaygın değil → Sınırlı Olumlu Görüş
- Önemli ve yaygın → Görüş Vermekten Kaçınma
Mini Özet
BDS 510'da açılış bakiyelerine ilişkin yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edilememesi bir sınırlamadır. Bu sınırlama önemli ancak yaygın değilse Sınırlı Olumlu Görüş, hem önemli hem yaygınsa Görüş Vermekten Kaçınma verilir.