Eski Borçlunun Verdiği Rehin
Borcun üstlenilmesiyle birlikte sadece asıl borcun değil, bu borca bağlı güvencelerin durumunun da ayrıca değerlendirilmesi gerekir. SGS açısından burada özellikle eski borçlunun kendi malı üzerinde kurduğu rehnin, üstlenmeden sonra devam edip etmeyeceği önem taşır.
Konunun Temel Çerçevesi
Eski borçlunun kendi malı üzerinde kurduğu rehnin üstlenmeden sonra sürüp sürmeyeceği, tek başına borcun yeni kişiye geçmesiyle otomatik olarak belirlenmez. Bu noktada değerlendirme, iki temel unsur üzerinden yapılır:
- üstlenme sözleşmesi
- rızanın kapsamı
Yani rehinin devamı için, yapılan üstlenme işleminin içeriğine ve bu konuda ortaya konulan iradeye bakılır.
Açık İrade Neden Önemlidir?
Bu alt konuda en kritik noktalardan biri açık iradenin aranmasıdır. Eski borçlu borç ilişkisinden çıksa bile, verdiği rehin bakımından tamamen ilgisiz hale gelmiş sayılmaz. Eğer rehinin üstlenmeden sonra da devam etmesi isteniyorsa, bunun iradi olarak değerlendirilmesi gerekir.
Burada örtülü ya da varsayılan bir sonuca kolayca gidilmez. Açık irade aranması, rehinin devamı bakımından belirleyici bir ölçüttür.
Eski Borçlunun Konumu
Eski borçlu borçtan çıkmış olsa da, verdiği rehin nedeniyle rehin veren üçüncü kişi konumuna gelebilir. Bu ifade SGS bakımından dikkatle okunmalıdır. Çünkü kişi artık asıl borçlu olmasa bile, kendi malı üzerindeki güvence nedeniyle ilişkide tamamen dışarıda kalmaz.
Bu yüzden sorularda, borçtan çıkan kişi ile rehin veren kişi sıfatlarının ayrıştırılması gerekebilir.
Tapu ve Rehin Hükümleri
Bu konuda bir diğer önemli nokta, tapu ve rehin hükümlerinin saklı olmasıdır. Yani eski borçlunun verdiği rehnin değerlendirilmesinde yalnızca borcun üstlenilmesine ilişkin ilişki değil, rehin ve tapuya dair hükümler de göz önünde tutulur.
Dolayısıyla konu sadece borcun el değiştirmesi şeklinde düşünülmemelidir. Rehne ilişkin koruma ve devam meselesi, ilgili özel hükümlerin saklı tutulmasıyla birlikte ele alınır.
SGS İçin Kritik Noktalar
- Eski borçlunun kendi malı üzerinde kurduğu rehnin devamı otomatik kabul edilmez.
- Üstlenme sözleşmesinin içeriği incelenmelidir.
- Rızanın kapsamı belirleyicidir.
- Açık irade aranır.
- Eski borçlu, borçtan çıksa da rehin veren üçüncü kişi konumuna gelebilir.
- Tapu ve rehin hükümleri saklıdır.
Sık Karıştırılan Bilgiler
- Borçtan çıkan kişinin verdiği rehin her durumda sona erer düşüncesi yanlıştır.
- Borcun üstlenilmesiyle rehinin kendiliğinden aynı şekilde devam ettiği düşüncesi de doğru değildir.
- Asıl değerlendirme, üstlenme sözleşmesi ve rıza kapsamı üzerinden yapılır.
- Kişi artık borçlu olmasa bile, rehin veren üçüncü kişi olarak değerlendirilmesi mümkün olabilir.
Mini Özet
Eski borçlunun kendi malı üzerinde kurduğu rehinin üstlenmeden sonra devam edip etmeyeceği, üstlenme sözleşmesi ve rızanın kapsamına göre belirlenir. Bu noktada açık irade aranır. Eski borçlu borçtan çıksa da rehin veren üçüncü kişi konumuna gelebilir. Ayrıca tapu ve rehin hükümleri saklıdır.