Kısa Giriş
İfa imkânsızlığı ortaya çıktığında ilk bakılan nokta, asli edimin akıbetidir. Ancak SGS açısından önemli olan esas ayrım şudur: Asli edim imkânsızlık nedeniyle sona erse bile her yükümlülük kendiliğinden ortadan kalkmaz. Bazı yan borçlar ve yan yükümlülükler varlığını sürdürebilir.
Konu Anlatımı
İmkânsızlıkta yan borçlar değerlendirilirken temel ölçüt, ilgili yan borcun asli borca ne ölçüde bağlı olduğudur. Yani her yan yükümlülük için otomatik bir sonuç kabul edilmez. Önce, bu yükümlülüğün sadece asli edimle birlikte var olan bir unsur mu olduğu, yoksa ondan bağımsız şekilde devam edip edemeyeceği incelenir.
Asli edim imkânsızlık nedeniyle sona ermiş olabilir. Buna rağmen bazı bağımsız yan yükümlülükler devam eder. bu çerçevede bunlara örnek olarak bildirim, iade, sır saklama ve tasfiye yükümlülükleri verilebilir.
Bildirim Yükümü
Bu konuda özellikle TBK m.136/3 bildirim yükümü örnek gösterilir. Buradaki mantık, asli borç sona erse bile tarafın karşı tarafa gerekli bildirimi yapma yükümlülüğünün devam edebilmesidir. Bu nedenle imkânsızlık ile birlikte tüm yan yükümlülüklerin ortadan kalktığı düşünülmemelidir.
İade Yükümlülüğü
Asli edim sona ermiş olsa da iade borcu gündemde kalabilir. Bu durum, sona eren asli edimden bağımsız şekilde değerlendirilmesi gereken yan yükümlülüklerden biridir.
Sır Saklama Yükümlülüğü
Yan borçlar içinde en dikkat çekici alanlardan biri sır saklama yükümlülüğüdür. Çünkü bu tür yükümlülükler çoğu zaman sadece sözleşme devam ederken değil, sözleşme sonrasında da etkisini koruyabilir. Bu yüzden asli borcun sona ermesi, sır saklama yükümünün de mutlaka sona ereceği anlamına gelmez.
Tasfiye ve Sözleşme Sonrası Koruma Yükümleri
Tasfiye niteliğindeki yükümlülükler ile sözleşme sonrası koruma yükümleri de devam edebilen yükümlülükler arasında yer alabilir. bu konuda açıkça belirtildiği üzere sözleşme sonrası koruma yükümleri sürebilir. Bu nedenle imkânsızlık meydana geldiğinde sadece asli edimin sona ermesine odaklanmak yeterli değildir.
SGS İçin Kritik Noktalar
SGS bakımından bu konuda en önemli yaklaşım, "asli borç sona erdiyse bütün yan borçlar da sona erer" biçimindeki hatalı genellemeye düşmemektir. Sorularda genellikle asli borcun sona ermesine rağmen bazı yükümlülüklerin devam edip etmeyeceği sorgulanır.
Bu nedenle şu sıra ile düşünmek faydalıdır:
- Asli edim imkânsızlık nedeniyle sona ermiş mi?
- İncelenen yükümlülük asli borca sıkı sıkıya bağlı mı?
- Yoksa bağımsız nitelikte bir yan yükümlülük mü?
- Bildirim, iade, sır saklama veya tasfiye gibi devam edebilen bir yükümlülük söz konusu mu?
Sık Karıştırılan Bilgiler
- Asli borcun sona ermesi ile tüm yan borçların sona ermesi aynı şey değildir.
- Her yan borç için ayrı değerlendirme yapılmalıdır.
- Bildirim yükümü, imkânsızlık sonrasında da örnek olarak karşımıza çıkabilir.
- Sözleşme sonrası koruma yükümleri, asli edim ortadan kalksa da sürebilir.
Mini Özet
İfa imkânsızlığında asli edim sona erebilir. Ancak yan borçlar bakımından tek bir sonuç yoktur. Esas ölçüt, yan borcun asli borca bağımlılığıdır. Bildirim, iade, sır saklama ve tasfiye gibi bağımsız nitelikteki yükümlülükler devam edebilir. SGS’de bu konu, asli borç sona erse de bazı yükümlülüklerin sürmesi mantığıyla öne çıkar.