Hatay Sorunu (1939)
Hatay Sorunu, Cumhuriyet Dönemi dış politikası içinde KPSS açısından sıkça kronolojik mantıkla sorulabilen başlıklardan biridir. Konunun merkezinde, 2. Dünya Savaşı öncesinde Fransa’nın tutumu, Türkiye’nin diplomatik girişimleri, Milletler Cemiyeti süreci ve sonunda Hatay’ın Türkiye’ye katılması yer alır.
Konunun Temeli
- Dünya Savaşı öncesinde Fransa’nın sömürgelerinden çekilme kararı alması, Hatay meselesinin yeniden gündeme gelmesine yol açmıştır. Bu gelişme, sorunun uluslararası boyutta yeniden tartışılmasını sağlamıştır.
Fransa’nın Hatay’ı Suriye’ye devretme kararına Türkiye karşı çıkmıştır. Türkiye bu süreçte İngiltere’nin desteğini alarak konuyu Milletler Cemiyeti’ne taşımıştır. Bu ayrıntı, KPSS’de özellikle diplomatik yöntem ve uluslararası çözüm arayışı bakımından önemlidir.
Milletler Cemiyeti ve Sandler Raporu
Milletler Cemiyeti çerçevesinde hazırlanan Sandler Raporu, Hatay konusunda belirleyici bir aşama olmuştur. Raporda bölgede Türkçe konuşulduğu, Türk kültürünün hakim olduğu ve bu nedenle özel bir yönetim oluşturulabileceği belirtilmiştir.
Bu nokta, KPSS’de bilgi sorusu olarak gelebilecek en kritik ayrıntılardan biridir. Özellikle Sandler Raporu ile hangi tespitlerin yapıldığı dikkatle öğrenilmelidir.
Hatay’ın Türkiye’ye Katılması
1938 yılında yapılan seçimlerin ardından Hatay Parlamentosu kurulmuştur. Bu parlamento, 1939 yılında Türkiye’ye bağlanma kararı almıştır. Böylece Hatay Sorunu Türkiye lehine sonuçlanmıştır.
Burada kronoloji çok önemlidir:
- Fransa’nın çekilme kararıyla sorun yeniden gündeme gelir.
- Türkiye, Fransa’nın devretme kararına karşı çıkar.
- Konu Milletler Cemiyeti’ne götürülür.
- Sandler Raporu hazırlanır.
- 1938 seçimleri sonrası Hatay Parlamentosu kurulur.
- 1939’da Türkiye’ye katılma kararı alınır.
KPSS İçin Kritik Noktalar
Hatay Sorunu anlatılırken Türkiye ile Fransa arasında zaman zaman başka meselelerin de problem oluşturduğu unutulmamalıdır. Bunlar:
- Bozkurt-Lotus Davası
- Devlet Borçları
- Adana-Mersin demiryolu hattının satın alınması
Bu başlıklar doğrudan Hatay’ın katılma sürecinin aşamaları değildir; ancak Türkiye-Fransa ilişkilerinde zaman zaman sorun çıkaran konular olarak bilinmelidir.
Sık Karıştırılan Bilgiler
Hatay Sorunu’nda en çok karıştırılan nokta, sürecin doğrudan bir askeri gelişmeyle değil diplomatik ve uluslararası girişimlerle ilerlemiş olmasıdır. Ayrıca Sandler Raporu’nun içeriği ile 1938 seçimleri sonrası kurulan Hatay Parlamentosu’nun 1939’daki kararı birbirine karıştırılmamalıdır.
Bir diğer önemli ayrım da şudur: Fransa’nın Hatay’ı Suriye’ye devretme kararına Türkiye karşı çıkmış ve bu nedenle konu Milletler Cemiyeti’ne taşınmıştır.
Mini Özet
Hatay Sorunu, 2. Dünya Savaşı öncesi Fransa’nın sömürgelerinden çekilme kararıyla yeniden gündeme gelmiştir. Fransa’nın Hatay’ı Suriye’ye bırakma düşüncesine Türkiye karşı çıkmış, İngiltere’nin desteğiyle mesele Milletler Cemiyeti’ne taşınmıştır. Sandler Raporu’nda bölgede Türkçe konuşulduğu ve Türk kültürünün hakim olduğu belirtilmiştir. 1938 seçimlerinden sonra kurulan Hatay Parlamentosu, 1939’da Türkiye’ye katılma kararı almıştır.