Kısa Giriş
Manda ve Himaye krizi, Kurtuluş Savaşı’nın örgütlenme sürecinde siyasi tavrın netleştirilmesi açısından dikkat çeken başlıklardan biridir. KPSS’de bu konu daha çok kongrede alınan tutumlar ve İstanbul Hükümeti’nin tepkisi üzerinden sorulur.
Konu Anlatımı
Bu süreçte kongreye katılan temsilciler, herhangi bir siyasal oluşumun ya da belirli bir fikrî çevrenin sözcüsü olarak hareket etmediklerini açık biçimde ortaya koymuştur. Bunun için delegeler bir yeminle kendilerini bağlamıştır. Bu ayrıntı, kongrenin belirli bir parti adına değil, millî irade anlayışı içinde yürütüldüğünü göstermesi bakımından önemlidir.
Diğer önemli gelişme ise İstanbul Hükümeti’nin tutumudur. Hükümet, Sivas Kongresi’ni meşru görmemiştir. Bu nedenle kongrenin toplanmasını ve çalışmalarını önlemeye yönelik girişimlerde bulunmuştur. Bu amaçla Elazığ Valisi Ali Galip ile Ankara Valisi Muhittin Paşa görevlendirilmiştir.
KPSS Kritik Noktaları
- Delegelerin ettiği yemin, onların herhangi bir siyasi parti veya görüş adına davranmadığını göstermektedir.
- İstanbul Hükümeti, Sivas Kongresi’ni hukuka uygun kabul etmemiştir.
- Kongreyi engellemek için görevlendirilen isimler sorulabilir: Ali Galip ve Muhittin Paşa.
- Bu başlıkta soru tipi genellikle doğrudan bilgi ölçmeye yöneliktir.
Karıştırılan Bilgiler
Öğrenciler bazen delegelerin kongrede belli bir siyasi yapıyı temsil ettiğini düşünebilir. Oysa burada vurgulanan nokta, temsilcilerin bağımsız bir tavır ortaya koymalarıdır.
Bir başka karışıklık da İstanbul Hükümeti’nin tavrıyla ilgilidir. Hükümet, Sivas Kongresi’ni desteklememiş; tam tersine kongreyi durdurmaya çalışmıştır.
Mini Özet
Manda ve Himaye krizi başlığında KPSS için bilinmesi gereken temel nokta şudur: Kongre delegeleri herhangi bir parti veya görüşün temsilcisi olmadıklarını yeminle belirtmiştir. İstanbul Hükümeti ise Sivas Kongresi’ni yasadışı saymış ve engel olunması için Ali Galip ile Muhittin Paşa’yı görevlendirmiştir.