Batı Cephesi
Batı Cephesi, LGS’de hem neden-sonuç ilişkileri hem de savaş sonrası gelişmeler açısından önemli bir konudur. Bu başlıkta özellikle düzenli orduya geçişin nedenleri, I. İnönü Muharebesi ve bu savaşın askerî ile siyasi sonuçları birlikte değerlendirilmelidir.
1. Düzenli Orduya Geçiş
Mondros’tan sonra ordunun dağıtılması üzerine halk, işgallere karşı Kuvâ-yı Millîye birlikleri oluşturdu. Bu birlikler düşmanı oyaladı ve direniş ruhunun canlı kalmasını sağladı. Ancak işgalleri tamamen durduramadılar.
Düzenli orduya geçişi hızlandıran önemli gelişmelerden biri Gediz taarruzundaki başarısızlıktır. Bu durum, dağınık ve düzensiz birliklerle kalıcı askerî başarı elde etmenin zor olduğunu gösterdi.
Düzenli orduya geçişin temel nedenleri şunlardır:
- Kuvâ-yı Millîye birlikleri düşmanı yurttan atmada yetersiz kalmıştır.
- Bazı birlikler merkezî otoriteyi dinlememiştir.
- Bazı birlikler başına buyruk davranmıştır.
- Bazı Kuvâ-yı Millîye liderleri TBMM’ye karşı ayaklanmıştır.
- Bazı birlikler ihtiyaçlarını karşılamak için halka baskı yapmıştır.
Bu nedenle TBMM, daha planlı, emir-komuta zincirine bağlı ve merkezden yönetilen bir askerî güç kurma yoluna gitmiştir.
2. I. İnönü Muharebesi
I. İnönü Muharebesi, 6-10 Ocak 1921 tarihlerinde yapılmıştır. Bu savaşta Türk ordusuna İsmet Paşa komuta etmiştir. Savaş öncesinde Ethem Bey ayaklanmış, Yunanlar da bu durumdan yararlanarak saldırıya geçmiştir. Buna rağmen savaş Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanmıştır.
I. İnönü Muharebesinin askerî sonuçları
- TBMM’nin kurduğu düzenli ordunun ilk askerî başarısıdır.
- Düzenli orduya duyulan güven artmıştır.
- TBMM’ye duyulan güven güçlenmiştir.
- Ethem Bey ayaklanması bastırılmıştır.
- İsmet Paşa generallik rütbesine yükseltilmiştir.
I. İnönü Muharebesinin siyasi sonuçları
I. İnönü’den sonra önemli siyasi gelişmeler yaşanmıştır:
- Teşkilat-ı Esasiye kabul edilmiştir.
- Afganistan ile dostluk antlaşması imzalanmıştır.
- Londra Konferansı düzenlenmiştir.
- İstiklal Marşı kabul edilmiştir.
- Moskova Antlaşması imzalanmıştır.
3. Teşkilat-ı Esasiye
20 Ocak 1921’de kabul edilen Teşkilat-ı Esasiye, Türkiye’nin ilk anayasasıdır. Bu anayasa halk egemenliğini esas almıştır. Ayrıca TBMM’yi tek yetkili güç olarak belirlemiş, millî egemenlik ilkesini benimsemiş, kuvvetler birliği ilkesine dayanmış ve meclis hükûmeti sistemini kabul etmiştir. Teşkilat-ı Esasiye, 1924 Anayasası ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Bu gelişme, TBMM’nin yalnızca savaş yöneten bir meclis olmadığını, aynı zamanda devlet düzeni kurduğunu göstermektedir.
4. İstiklal Marşı’nın Kabulü
İstiklal Marşı, 12 Mart 1921’de kabul edilmiştir. Marşın yazarı Mehmet Âkif Ersoy’dur. Kabul edilmesindeki temel amaç, savaş döneminde orduya ve halka moral vermektir.
TBMM’nin anayasa hazırlaması ve İstiklal Marşı’nı kabul etmesi, onun bir devlet gibi hareket ettiğinin açık göstergelerindendir.
5. Londra Konferansı
Londra Konferansı, İtilaf Devletleri tarafından düzenlenmiştir. Konferansın amaçları arasında Yunanlara zaman kazandırmak ve Sevr’i TBMM’ye kabul ettirmek vardır.
Başlangıçta yalnız Osmanlı Hükûmeti davet edilmiştir. Daha sonra İtalya’nın ara buluculuğu ve TBMM’nin kararlılığı sonucunda Ankara Hükûmeti de konferansa çağrılmıştır.
Ankara ve İstanbul hükûmetlerinin birlikte davet edilmesindeki amaç, iki gücü karşı karşıya getirmek ve sonuçta Sevr’i kabul ettirmektir.
TBMM, konferanstan kesin bir sonuç çıkmayacağını öngörmesine rağmen katılmıştır. Bunun nedenleri şunlardır:
- Dünyaya barış yanlısı olduğunu göstermek
- Misakımillî’yi dünyaya duyurmak
6. Moskova Antlaşması
Moskova Antlaşması, 16 Mart 1921’de TBMM ile Sovyet Rusya arasında imzalanmıştır.
Bu antlaşmayla ilgili bilinmesi gereken temel noktalar şunlardır:
- Osmanlı Devleti ile Çarlık Rusya arasında yapılan antlaşmalar geçersiz sayılmıştır.
- Taraflardan birinin tanımadığı bir antlaşmayı diğer taraf da tanımayacaktır.
- Sovyet Rusya, Sevr’i reddetmiş ve Misakımillî’yi kabul etmiştir.
- Sovyet Rusya, bunu yapan ilk Avrupalı devlet olmuştur.
- Sovyet Rusya kapitülasyon haklarından vazgeçmiştir. Bu durum ekonomik bağımsızlık açısından önemlidir.
- Sovyet Rusya, TBMM’ye silah ve para yardımı yapacaktır.
- Batum Gürcistan’a verilmiştir.
- Batum’un verilmesi, Misakımillî’den verilen ilk tavizdir.
7. Türk-Afgan Dostluk Antlaşması
Türk-Afgan Dostluk Antlaşması, 1 Mart 1921’de imzalanmıştır. Bu antlaşma I. İnönü Savaşı sonrasında yapılmıştır. BMM Hükûmeti, Afganistan’ın bağımsızlığını tanımıştır.
Antlaşmanın ilişkilere etkisi farklı alanlarda görülmüştür:
- Afganistan’a öğretmen gönderilmesi eğitim ve kültürel ilişkileri geliştirmiştir.
- Subay gönderilmesi askerî ilişkileri geliştirmiştir.
- Antlaşmanın imzalanması siyasi ilişkileri geliştirmiştir.
- Taraflardan biri saldırıya uğrarsa diğer taraf yardım edecektir.
LGS için kritik noktalar
Batı Cephesi konusunda sorular genelde kronoloji, neden-sonuç ve gelişme-sonuç bağlantısı üzerinden gelir. Özellikle şu ilişkileri doğru kurmak gerekir:
- Kuvâ-yı Millîye işgalleri yavaşlatmıştır ama durduramamıştır.
- Gediz taarruzundaki başarısızlık düzenli orduya geçişi hızlandırmıştır.
- I. İnönü, düzenli ordunun ilk askerî başarısıdır.
- I. İnönü’den sonra siyasi alanda önemli gelişmeler yaşanmıştır.
- Teşkilat-ı Esasiye ve İstiklal Marşı, TBMM’nin devletleşme yolunda ilerlediğini gösterir.
- Londra Konferansı’nda amaç, TBMM’ye Sevr’i kabul ettirmekti.
- Moskova Antlaşması, TBMM’nin dış politikada önemli bir kazanımıdır.
Sık karıştırılan bilgiler
- Kuvâ-yı Millîye faydasız değildir; düşmanı oyalamıştır. Ancak tek başına yeterli olmamıştır.
- I. İnönü’nün önemi sadece bir savaş kazanılması değildir; düzenli ordunun kendini kanıtlamasıdır.
- Teşkilat-ı Esasiye bir anayasa olarak devlet düzenini gösterirken, İstiklal Marşı da millî birlik ve moral yönünü temsil eder.
- Londra Konferansı’na katılım, konferanstan umutlu olunduğu için değil; barışçıl tutumu göstermek ve Misakımillî’yi duyurmak içindir.
- Moskova Antlaşması’nda Batum’un verilmesi, Misakımillî’den ilk taviz olarak bilinmelidir.
Mini özet
Batı Cephesi’nde önce Kuvâ-yı Millîye ile direniş sağlanmış, fakat bu yapı işgalleri durdurmakta yetersiz kalınca düzenli ordu kurulmuştur. Gediz taarruzundaki başarısızlık bu geçişi hızlandırmıştır. Düzenli ordunun ilk başarısı I. İnönü Muharebesi’dir. Bu zafer, hem askerî güveni artırmış hem de anayasa, marş ve antlaşmalar gibi siyasi gelişmeleri hızlandırmıştır. Londra Konferansı ve Moskova Antlaşması da TBMM’nin dış ilişkilerde giderek güçlendiğini göstermiştir.
Sık sorulan sorular
Kuvâ-yı Millîye neden kaldırılıp düzenli orduya geçildi?
Kuvâ-yı Millîye birlikleri düşmanı oyalasa da işgalleri durduramadı. Ayrıca bazı birliklerin merkezî otoriteyi dinlememesi, başına buyruk davranması, halka baskı yapması ve bazı liderlerin TBMM’ye karşı ayaklanması düzenli orduya geçişi gerekli hâle getirdi.
Gediz taarruzunun önemi nedir?
Gediz taarruzundaki başarısızlık, düzensiz birliklerle kalıcı başarı sağlanamayacağını gösterdi. Bu nedenle düzenli orduya geçiş süreci hızlandı.
I. İnönü Muharebesi neden önemlidir?
Çünkü TBMM’nin kurduğu düzenli ordunun ilk askerî başarısıdır. Bu zaferle hem orduya hem de TBMM’ye güven artmıştır.
I. İnönü’den sonra hangi gelişmeler yaşandı?
Teşkilat-ı Esasiye kabul edildi, Türk-Afgan Dostluk Antlaşması imzalandı, Londra Konferansı düzenlendi, İstiklal Marşı kabul edildi ve Moskova Antlaşması yapıldı.
Teşkilat-ı Esasiye’nin en önemli özelliği nedir?
Türkiye’nin ilk anayasası olması ve halk egemenliğini esas almasıdır. Ayrıca TBMM’yi tek yetkili güç olarak kabul etmiştir.
TBMM’nin devlet gibi hareket ettiğini gösteren örnekler nelerdir?
Anayasa hazırlaması ve İstiklal Marşı’nı kabul etmesi, TBMM’nin devletleşme yönünde adımlar attığını gösterir.
Londra Konferansı’nın amacı neydi?
İtilaf Devletleri bu konferansı Yunanlara zaman kazandırmak ve Sevr’i TBMM’ye kabul ettirmek amacıyla düzenledi.
TBMM neden Londra Konferansı’na katıldı?
Sonuç alınamayacağını düşünmesine rağmen, dünyaya barışçıl olduğunu göstermek ve Misakımillî’yi duyurmak için katıldı.
Moskova Antlaşması’nın önemi nedir?
TBMM ile Sovyet Rusya arasında imzalanmıştır. Sovyet Rusya Sevr’i reddetmiş, Misakımillî’yi kabul etmiş ve TBMM’ye silah ile para yardımı yapmayı kabul etmiştir.
Batum’un verilmesi neden önemlidir?
Çünkü Batum’un Gürcistan’a bırakılması, Misakımillî’den verilen ilk taviz olarak kabul edilir.